Halka ilişkiler tanımları
Efendim adettendir. Herhangi bir meslek tanıtılacağı zaman, önce onun resmi tanımlarından başlanır. Peki bu saptamayı neden yaptık? Çünkü, birazdan bir gelenek tekerrür edecek! Halkla İlişkiler ile ilgili çeşitli tanımlara yer vereceğiz. Yalnız, bir sorunumuz var: Bu konuyla ilgili 600’e yakın geçerli tanım var!
Telaşlanmaya gerek yok! Bunların hepsini okumayacaksın. Çünkü, tabii ki 600 tanımın hepsini bilmek zorunda değilsin. Bu mesleğe ilgi duyuyorsan, bu kadar çok tanım olduğundan haberinin olmasını istedik sadece. Çünkü, halkla ilişkiler oldukça derin bir iş. Şekilden şekile girebilen, şirketlerin gün geçtikçe daha fazla bütçe ayırdıkları, yoğun talep nedeniyle ÖSS’de her geçen yıl taban puanı daha da yükselen gözde bir meslek…
Ve bu meslek; son yıllarda insan profili, donanımlı ve iyi eğitimli insanların bu sektörü tercih etmesiyle birlikte büyük bir değişim yaşıyor. Eskilerde, gazetede haber çıkartmak olarak algılanan bu meslek, şimdi iş dünyasına “iletişim danışmanlığı” penceresinden bakıyor.
Dosyamız iki farklı renkten oluşuyor. İlk bölüm, mutlaka bilinmesi gereken teorik bilgileri kapsıyor. İkinci bölüm ise, halkla ilişkilerin en renkli isimlerinden Ali Saydam’ın görüşlerinden oluşuyor. Her iki bölümü de dikkatli okumanı öneririz. Çünkü, geleceği parlak bir meslekle ilgili önemli ipuçları bu dosyada seni bekliyor.
Önbilgi: Halkla İlişkiler, iş dünyasında PR kısaltması altında da kullanılabiliyor. Bu kısaltma, Halkla ilişkilerin İngilizce karşılığı olan “Public Relations” kelimelerinin ilk harfleri.
Institute of Public Relations Associations (IPRA) tarafından 1978’de benimsenen halkla ilişkiler tanımı:
- Halkla ilişkiler, bir kuruluş ile hedeflediği kitle arasında, karşılıklı anlamayı sağlamak üzerine kurulu, özel tasarlanmış, planlanmış ve sürelendirilmiş bir çabadır.
#yenisayfa#
1978 yılında, Meksika’da gerçekleşen “Dünya Halkla İlişkiler Birlikleri” toplantısında 30’dan fazla milli ve yerel halkla ilişkiler birliği tarafından benimsenen "Meksika Beyanı" ise şöyle:
- Halkla ilişkiler uygulaması, trendleri analiz eden, sonuçlarını öngören, kuruluşların yönetim kademelerini yönlendiren ve hem kuruluşun hem de hedef kitlenin ilgilerine hizmet etmek üzere planlanmış hareket programlarını yerine getiren, bir sanat ve sosyal bilim dalıdır.
Diğer bazı profesyonel tanımlar:
- Halkla ilişkiler, bir kuruluş ile kuruluşun başarı ya da başarısızlığının bağlantılı olduğu hedef kitlesi arasında, karşılıklı yarar sağlayan ilişkileri tanımlayan, oluşturan ve yürüten bir yönetim fonksiyonudur.
- Halkla ilişkiler, kitlesel eğilimleri değerlendiren, kişi ya da kuruluşların kitlesel ilgiler karşısındaki politikalarını, süreçlerini tanımlayan ve kitle tarafından anlaşılıp kabul edilmeyi sağlayacak hareket programını planlayan ve yürüten bir yönetim fonksiyonudur.
Şu ana kadar sadece dört tanım okudun. Biz ise bu dosyayı hazırlamak için 600 tanımı da incelemek zorundaydık! Şunu bilmeni istiyoruz ki halkla ilişkiler mesleği içindeki duruşun, halkla ilişkileri nasıl tanımladığınla yakından ilgili. O yüzden tanım konusuna gerekli ilgiyi göstermelisin.
Halkla ilişkiler tanımları farklılıklar gösterse de, altı ortak noktadan yola çıkıyor. Bunların üzerine düşünmen, sana gerekli perspektifi sağlayacaktır.
- Halkla ilişkiler, kuruluşların ve hedef kitlelerinin arasında karşılıklı anlaşmayı oluşturup sürdürür. Aynı zamanda, kuruluş ve hedef kitle arasında karşılıklı güven, saygı ve toplumsal sorumluluk hissini ilerleterek sürdürür.
- Halkla ilişkiler, planmış tüm iletişim şekillerinin etkin bir biçimde yürütülmesini gerektiren bir yönetim disiplinidir.
- Halkla ilişkiler, kuruluş ile hedef kitle arasındaki ilişkinin yönetimidir.
- Halkla ilişkiler, olumlu görüş oluşturan, olumsuz fikir ya da görüşlerin yerini olumlularının almasını sağlayan ve bilgi yoluyla anlamayı ortaya çıkaran bir süreçtir.
#yenisayfa#
- Halkla ilişkiler, uygun olan noktada özel ilgiler ile kitlesel ilgilerin uyuşmasına çalışmaktadır. Halkla ilişkiler, iyi düşünülmüş bir ikna edişin ötesindedir: O, kurumsal itibar ve imaj yönetimini içeren, kompleks planlardan oluşan bir iletişim sürecidir.
- Halkla ilişkiler, ilgili olduğu noktada reklamı ve pazarlama etkinliklerini destekleyen (gerektiğinde doğruya yönlendiren) sürekli bir uğraştır.
Uygulama Alanları
Aşağıda göreceğin üzere, çok farklı alanlarda çok farklı halkla ilişkiler modelleri gelişmiş.
- İşletmelerarası PR
- Kurumsal PR
- Tüketiciye dönük PR
- Toplumsal PR
- Kurumiçi PR
- Uluslararası PR
- Politik PR
- Finansal ve yatırımsal PR
- Perakende satışa dönük PR
- İnternet PR
- Kâr amacı gütmeyen kuruluşlar için PR
Gelişen ihtiyaçlar, halkla ilişkilerin çok farklı uygulama tiplerinin ortaya çıkmasına neden olmuş durumda. Yukarıdaki uygulama tipleri, bu mesleği seçtiğinde sana duyulan ihtiyaca gore şekilden şekile girmen gerektiğini göstermesi açısından oldukça önemli. Buradaki önemli nokta şu: Bu alanların hepsinde halkla ilişkiler uygulamaları kendi evrimini geçirmiş şekliyle karşımıza çıkıyor.
Yukarıdaki alanlar, halkla ilişkilerin ilk on biri olarak değerlendirilebilir. Zaten, iş dünyasının hareketli yapısı içinde her gün bu alanlara yenileri ekleniyor. İlginç olan, halkla ilişkiler alanında çalışan ve birbiriyle meslektaş olan profesyonellerin aslında çok farklı amaçlar için çalışıyor olmaları.
Kimi halkla ilişkiler profesyoneli, çalışanı olduğu siyasi partinin daha fazla oy alabilmesi için çaba sarf ederken, kimisi çalışanı olduğu vakfın projeleri için daha fazla insanın bağış yapması amacına dönük olarak çalışabiliyor.
#yenisayfa#
Halkla ilişkilerde amaç
Kişilerin ve kuruluşların halkla ilişkiler faaliyetleri gerçekleştirme amaçları şu başlıklar altında özetlenebiliyor:
- İkna etmek
- Satış yapmak
- Eğitmek
- Bilgilendirmek
- İstek ve hareketlere yön vermek
- Üçüncü tarafların onayını sağlamak
- Bilinirlik oluşturmak ve ilgiyi geliştirmek
Nerelerde çalışılır?
Bu meslekle ilgili, gerekli bilgi ve deneyime sahip olduktan sonra bu işi hangi çatı altında sürdürmek istediğini seçmen gerekiyor.
Seçeneklerini üçe ayırabiliriz:
- Serbest bir profesyonel olarak çalışmak.
- Bir halkla ilişkiler ajansında çalışmak.
- Bir kurumda, kurumiçi profesyonel olarak çalışmak
Kararın kurumiçi profesyonel olma yönünde ise, o zaman karşına şu alt seçenekler çıkıyor:
- Sanayi ve ticari kuruluşlar
- Merkezi ve yerel yönetim birimleri
- Eğitim kuruluşları
- Sosyal yardım kuruluşları
#yenisayfa#
Peki, Türkiye’de sistem nasıl işliyor?
Türkiye’de ve hatta dünya genelinde bu mesleğe ilk adım, halkla ilişkiler ajanslarında atılıyor. Ajans tarafında çalışmak, beceri kazanma yolunda oldukça yoğun bir deneyim sunuyor kişilere. Çünkü ajans çatısı altında olmak, aynı anda birden çok şirket için çalışmayı gerektiriyor. Bu durum, daha çok emek – daha çok deneyim denklemini oluşturuyor.
Ajans deneyimi sahibi olduktan sonra, mesleği serbest profesyonel olarak sürdürme imkânına da sahip olabiliyorsun. Bu çalışma şeklinde ön plana çıkan faktör ise kendi sektöründe “isim yapmak” oluyor genellikle.
Eğer bir kurum içinde halkla ilişkiler görevi almak istiyorsan, bu durumda kurumun tanımladığı insan profiline uyman ve iş görüşmelerini başarıyla tamamlaman gerekiyor. Kurumların büyük çoğunluğunun, kendi bünyelerinde çalışacak halkla ilişkiler uzmanlarında aradıkları özelliklerden bir tanesinin en az üç yıl ajans deneyimine sahip olmak olduğunu bilmende büyük yarar var.
Halkla ilişkiler süreci
Günümüzün modern halkla ilişkiler anlayışı, çalışmaların sistematik, planlı ve sürekliliği olan bir çaba olmasını bir zorunluluk hâline getiriyor. Çünkü, girişte de belirttiğimiz gibi halkla ilişkiler, dünyada ve Türkiye’de kabuk değiştiriyor. Eskilerde, medya ile olumlu ilişkiler kurmaya odaklanan sektör, şimdilerde markalara iletişim modelleri üretmeye odaklanmış durumda.
Halkla ilişkiler uzmanları, çalışmalarını aşağıdaki sistematik çerçevesinde yerine getiriyor:
- İş hedef ve stratejilerinin anlaşılıp benimsenmesi
- Pazardaki ve hedef kitle nezdindeki eğilimlerinin araştırılması
- Hedef kitlenin belirlenmesi
- Öncelikli hedef kitlenin belirlenmesi
- İletişim hedeflerinin oluşturulması
- Hedeflere ulaşmayı sağlayacak bir iletişim stratejisi geliştirme
- Etkinliği değerlendirme, gerektiğinde üzerinde değişiklikler yapma ve amaca uygun bilgi ve geri besleme (feedback) sağlama sistemleri oluşturma
- Bütçe ve uygulama programını belirleme
- Planlayıcı ve uygulayıcıları belirleme
- Mesajların ulaşacağı noktalardaki önemli kişilere danışma ve onları uygulamaya katma
- Planı uygulama ve sonuçları değerlendirme.
#yenisayfa#
A'dan Z'ye halkla ilişkiler kaynakları
Halkla ilişkiler bölümü olan üniversiteler
Marmara Üniversitesi İletişim Fakültesi, İstanbul
İstanbul Üniversitesi İletişim Fakültesi, İstanbul
Kadir Has Üniversitesi İletişim Fakültesi, İstanbul
Yeditepe Üniversitesi İletişim Fakültesi, İstanbul
İstanbul Bilgi Üniversitesi İletişim Fakültesi, İstanbul
Bahçehir Üniversitesi İletişim Fakültes,i İstanbul
İstanbul Ticaret Üniversitesi İletişim Fakültesi, İstanbul
Maltepe Üniversitesi İletişim Fakültesi, İstanbul
Atılım Üniversitesi İletişim Fakültesi, Ankara
Ankara Üniversitesi İletişim Fakültesi, Ankara
Gazi Üniversitesi İletişim Fakültesi, Ankara
Başkent Üniversitesi İletişim Fakültesi, Ankara
Ege Üniversitesi İletişim Fakültesi, İzmir
İzmir Ekonomi Üniversitesi İletişim Fakültesi, İzmir
Akdeniz Üniversitesi İletişim Fakültesi, Antalya
Kocaeli Üniversitesi İletişim Fakültesi, Kocaeli
Selçuk Üniversitesi İletişim Fakültesi, Konya
Yakın Doğu Üniversitesi İletişim Fakültesi, Lefkoşa
Anadolu Üniversitesi İletişim Fakültesi, Eskişehir
Doğu Akdeniz Üniversitesi İletişim Fakültesi, Gazimagosa
Uluslararası Kıbrıs Üniversitesi İletişim Fakültesi, Lefkoşa
Lefke Avrupa Üniversitesi İletişim Bilimleri Fakültesi, Lefke
Girne Amerikan Üniversitesi İletişim Fakültesi, Girne
Halkla ilişkiler dernekleri
Türkiye Halkla İlişkiler Derneği
Adres: Serencebey Yokuşu Huzur Palas Apt.
No.11 D.2 34353 Beşiktaş - İstanbul
Tel: (0212) 258 02 07
Web: www.tuhid.org
Ankara Halkla İlişkiler Derneği
Adres: Anıttepe Mahallesi, Kültür Sok. No: 5/4
06570 Tandoğan - Ankara
Tel: (0312) 230 23 59
Web: www.ahid.org.tr
#yenisayfa#
Halkla ilişkiler kitapları
Ana Çizgileriyle Halkla İlişkiler / Mete Çamdereli
Bir Haftada Başarılı Halkla İlişkiler / Claire Austin
Halkla İlişkiler ve Reklamcılık Temel Bilgiler - Uygulamalar / Özkan Tikveş
Halkla İlişkiler (Davranışsal Bir Yaklaşım) / Gönül Budak, Gülay Budak
Public Relations P.R. Dünden Bugüne Bir Sanat - Meslek Öyküsü / Alaeddin Asna
Halkla İlişkilere Nereden Başlamalı? / Salim Kadıbeşegil
Halkla İlişkiler Nedir ? / Prof. Dr. Filiz Balta Peltekoğlu
Halkla İlişkiler Teknikleri / Doç. Dr. Demet Gürüz
İşletmelerde Halkla İlişkiler / Prof. Dr. Zeyyat Sabuncuoğlu
Ali Saydam
Bir duayenin penceresinden halkla ilişkiler
Teorik bilgiler bitti… Sırada, Türkiye’nin önde gelen halkla ilişkiler uzmanlarından biriyle, Ali Saydam’la gerçekleştirdiğimiz çok keyifli röportajımız var.
Ekşi sözlük yazarlarından biri Ali Saydam’la ilgili şu bilgileri girmiş: “Hocam… İÜ iletişimde bir ara geçirdiği bir kaza nedeniyle derslere koltuk değnegiyle girmişti. Acayip matraktır, bir o kadar da gırgırdır. Sınavları acayip zordur. Ayrıca, Galatasaraylı’dır.
Sınavlarının ne kadar zor olduğunu bilemiyoruz ancak, matrak bir insan olma konusunun çok doğru olduğunu yerinde tespit ettik. Sohbetimiz sırasında, hem çok eğlendik hem de halkla ilişkiler mesleğiyle ilgili çok güzel bilgiler edindik.
Bu mesleği seçmek isteyen insanlar nasıl bir yol izlemeli?
Benim genel tavsiyem, önce temel bir eğitim almalarıdır. Öncelikle hukuk, sosyoloji, iktisat gibi temel bir eğitim alıp daha sonra halkla ilişkiler okurlarsa, başarılı olmalarının birinci ideal formulü budur.
Fakat tersi de olur. Önce halkla ilişkiler eğitimi alırsın, daha sonra saydığım temel alanlara yönlenirsin. İktisatı, tarihi, coğrafyayı bilmeyen bir halkla ilişkilercinin bu sektörde hiç bir şansı yok.
#yenisayfa#
İkincisi, özellikle altını çizmek istiyorum. “Yurt dışına gideyim halkla ilişkiler okuyayım” olayı, tamamen yanlış bana kalırsa. Çünkü, bir tane Türkiye’de başarılı olmuş yabancı iletişimci olmadığı gibi, Türkiye’den de dışarıya gidip gelmiş başarılı bir halkla ilişkilerci yok.
Türkiye’den doktor Amerika’da çalışıyor, başarılı oluyor. Fakat halkla ilişkilerci, hatta reklamcının başarılı olması mümkün değil. Kesinlikle taş yerinde ağır.
Şundan dolayı ağır: İki tane faktörden bahsettik. 1- Halkla ilişkilerin kendisi ve iletişimin kendisi bilim değil. Bilim olması için her yerde geçerli olması lazım. Tarihi ve çoğrafyayı değiştiremezsin fakat halkla ilişkilerde veya iletişimde ön kabuller olamaz. Yani o kadar dinamikler var ki ülkeden ülkeye fark eden…
Çok basit bir örnek vereceğim. Türk milleti dokunmadan iletişim kuramaz, arkadaşlık edemez, iş yerinde olsun, anne babasına olsun mutlaka dokunur. Gelir elini tutar boynuna sarılır. Öper vs. Şimdi bunun aynısını Amerika’da yaptığı zaman sapık olarak adlandırılabilirsin. Mesala Japon müziği bana kedi miyavlıyormuş gibi geliyor ama Japon onu dinliyor… Bizim İbrahim Tatlıses, Müslüm Gürses de Japonlara alışılmışın dışında gelebilir. Biz de ondan duygulanıyoruz.
İletişimin sonunda hedef karşı taraftaki bir kişinin fikrini değiştirmekse, o algıya sahip insanın değer sistemi içinde yaşadığı, coğrafyadan aldığı örf adet ve gelenekleri inanılmaz önemlidir. Bu yüzden demek ki bu işin yerel boyutu çok ön plana çıkıyor. Senin o insanın değer sisteminden yola çıkarak ilerlemen lazım, bunu bilmen lazım, bilmek de yetmiyor, yaşaman lazım.
Eğer iletişimci olmak istiyorsa, o gencin yapması gereken en önemli ve ilk iş, Türkiye’de okumak. Master için yurt dışına gidebilir. Ama Türkiye’den kopmamak ve Türkiye’de kalmak bence en doğru yol.
(Ali Saydam’la sohbet, laf lafı açıyor modelinde ilerliyor. Ancak, Saydam konuyu mutlaka başladığı yere bağlamayı başarıyor. Paniğe gerek yok :)
Bir de şuna inanmaları lazım. Aslında ne kadar bildiğin değil iletişimde neyi nasıl yaptığın önemlidir. Gidip bir bölgede siyasi bir çalışma yaparsın ve yaptığın işler muazzamdır. İki sene sonra sorarlar: Peki ne oldu seçim sonucu diye. “Bizim aday kazanamadı” dediğin zaman sıyıramazsın işte.
#yenisayfa#
Bu iş cerrahlık gibidir.
- Ameliyat çok başarılı geçti.
- Peki ne oldu hasta?
- Öldü!!!
Böyle bir şey olabilir mi? O yüzden iletişim de böyle bir şeydir. Kendi başarısı, ancak iş sonucu ile anlaşılır. Acaip bir konuşma yazdım ben patrona. Patron okudu mu bunu? Okudu. Kaç kişinin aklında ne kaldı? Valla bilmiyorum!!!!
Üçüncü maddeye gelelim. (Gördünüz mü? Üçüncü maddeye geliverdik) Pratik belirler diyelim, kimin iyi kimin kötü olduğunu, kimin kariyerinin açılıp kimin açılmayacağı kararını da işlerin sonuçlarına göre çevre veriyor. Sen çok iyi olabilirsin. Bunu en güzel ayıran şudur. Çok iyi bir avukat olabilirsin. Ama dava kazanamıyorsan, yapabilecek bir şeyin yok. İtibarın kazandığın davalardır. Keza cerrahlar da öyle…
İş sonuçlarında başarılı olmak konusuna bir örnek verir misiniz?
Türkiye’de bir araştırma yapılsa… Mesala son beş yılda gazetelerde hangi finansçı gazeteci ne yazmış, ne analiz yapmış sonuçta ne çıkmış? Ben böyle bir araştırma yapmadım. İddia ediyorum % 99’u çuvallamıştır. Ama kimse çuvallamıştır demiyor. Oysa iki reklam filmi yap, çakılsın hemen adın çıkar.
Bu yüzden bu pratik meselesi iletişim alanında çok önemli faktör. İşte bu üç faktörü bir arada yapmak insanın başarısının önünü açabilir.
İletişim birçok bilim dalından yararlanır fakat kendisi bir bilim değildir. En çok profesörlere bayılıyorum. İletişim profesörü olunmaz. Bir alan seçerse olur. Mesela Micheal Porter, Philip Kotler... Yanılmıyorsam Micheal Porter, Harvard Üniversitesi’nden Philip Kotler da Chicago Northwestern Üniversitesi’nden… Bu adamlar esas büyük başarılarını verdikleri danışmanlık hizmetleri ile elde ediyorlar. Bu yüzden iletişim danışmanlığı, inanılmaz derecede uygulama odaklı bir iştir. Halep oradaysa arşın buradadır. Bu söz tam bu meslek için biçilmiş kaftandır.
Halkla ilişkiler dünyasında trend nereye gidiyor? Eskiden medya ile iyi ilişkiler kurma ve güzel etkinlikler yapmak önemli kriterlerdi. Gelecek nereye gidiyor?
#yenisayfa#
Bu eski taktikler artık tamamen değişiyor. Türkiye’de 150 şirket ve beş tane de gazete varken bu iş kolaydı. Beş gazeteden beş tanıdık adam bulmak o zamanlarda kolaydı. Şimdi bakıyoruz yüzlerce TV ve bir sürü gazete var. Şimdi bunun hangisi ile ilişki kuracaksın?
Ben Sabah gazetesi iletişim bölümüne gittiğimde soruyorum. Kaç tane şirketten kaç tane faks geldi diye? Günde duyduğum rakam 150! Hangi biri, orada kime rica edecek de ne yapacak?
Pazarın gelişmesi insanları şuna zorluyor. Öyle bir iletişim kullanacaksın ki elin mahkum olacak. Gazeteci bunu yazmak zorunda hissedecek. Örneğin Cif, Topkapı Sarayı’nı temizletti. İlginç bir projeydi.
Bunun gibi iletişimde de stratejik müşterilerin uygulamaları ve etkinlikleri harekete geçirip bunun rekabetini burada yapmak gerekiyor. Artık hangi gazetede kim daha fazla adam tanıyor çerçevesine çalışmak zor.
Bu mesleği seçecekler için iyi bir statü, yüksek bir kazanç mümkün mü? Bunları elde etmek için ne yapmak lazım?
Bana Taksim’e bir simitçi dükkânı aç, bir ton para kazanacaksın deselerdi gülerdim. Taksim’ de simitçi dükkânından ne para kazanacaksın? Az bir para karşılığında her yerde satılan simit. Gidin bakın 4 katlı, 3 katlı binalarla dolmuş her yer.
Şöyle söyleyeyim. 28 yaşında bir insan bugün eğer kendini doğru dürüst geliştirmiş ise başta söylediğimiz gibi koşulları yerine getiriyorsa, Türkiye’de ayda beş, altı bin TL kazanabilir. Bu çok iyi parayı kazanan da o kadar çok kişi yok.
Yani, Türkiye’de benim bildiğim İTO’ya (İstanbul Ticaret Odası) kayıtlı 4.000, 5.000 kayıtlı halkla ilişkiler şirketi var. Bu şirketlerin yıllık yeni eleman ihtiyacı 400-500. Oysa, üniversiteler yılda 4-5 bin mezun veriyor. Yani, % 10’u geliyor sektörde ancak iş bulabiliyor.
Şimdi para kazanmak mümkün mü? Evet, mümkün ama ancak bu yoldan süzülüp gelirsen.... Fakat büyük bir gerçek var. Sektör çok hızlı gelişiyor. Bir de medyanın ihtiyacı var iletişim mezunlarına, orada daha çok iş bulabiliyorlar
Bu işin keyifli tarafı ne? Geliri yüksek olan bir ajansta çalışma imkânı bulamadık. O zaman maddi tatminimiz düşük olacaktır. Ya manevi tatmin?
#yenisayfa#
Müşteriye “bir strateji çizip bu yolu böyle izlersen ve böyle böyle yaparsan bu sonucu alırsın” dersin. Son derece karmaşık bir analizden çıkarak, bir senteze vararak oradan bir stratejiye inersin. Bu kabul edilip hayata geçirilip başarı da elde ediyorsa bu tanrısal bir tatmin veriyor insana.
Ali Saydam’ın kariyerine gelelim. Kariyeriniz nasıl gidiyor, neler yapmak istiyorsunuz?
Her yılın, 31 aralık günü kendi başıma bir kafeye gidiyorum. Elime bir kağıt alıp, bir yıl sonra neler yapacağım diyorum kendime. Bir yıl sonra tekrar gidiyorum kafeye ve oturuyorum. Sonra ajandamı çıkarıyorum, hangilerini yapıp, hangilerini yapamadıklarıma bakıyorum. Kendime yönelik olarak yaptığım bir iş bu.
Örneğin sigarayı bırakacağım dedim bırakamadım. Kitap yayınlayacağım dedim yapamadım. Kilo vereceğim dedim yapamadım. Şirketi profesyonelleştireceğim ve yönetimden çekileceğim dedim ve bunu yaptım. Öğrenci bursu vereceğim dedim ve yaptım. Böyle oyunlarla kendimi keyiflendiriyorum.
Ali Saydam kimdir?
1946 yılında Ankara'da doğdu. 1966-1974 yılları arasında Bern Üniversitesi'nde kimya öğrenimi gördü. Goethe Enstitüsü'nde Almanca Öğretmenliği kurslarına devam etti ve 1978 yılında “Yabancı dil olarak Almanca öğretmenliği” sertifikasını aldı. 1978 -1982 yıllarında Milliyet Gazetesi’nde muhabir olarak çalıştı. 1982-1986 yılları arasında Karacan Yayınları Yönetim Kurulu üyeliği ile genel müdürlük görevlerini üstlendi ve 11 yayının grup editörlüğünü yürüttü. 1986-1988 yılları arasında Sabah Gazetesi Dergi Grubu Genel Müdürü olarak görev yaptı. 1988 yılında Güneş Yayınları kurucu ortağı ve genel müdürü oldu.
1993-1997 yıllları arasında TRT'de iki televizyon programının danışmanlığını ve TRT 2'de yayınlanan "Ne var, ne yok" adlı talkshow programının sunuculuğunu üstlendi. 2000-2001 yılları arasında Kanal 7’de “İletişimde Ne Var Ne Yok” adlı programı sundu. 1990 yılında Bersay'ın, 1996'da Kesişim Yayıncılık ve İletişim'in kurucu ortakları arasında yer aldı. 1998'de kurulan ve halkla ilişkilerde medya araştırma, değerlendirme ve ölçümleme hizmeti veren PRNET'in kurucularındandır. Hâlen 1990 yılında kurduğu Bersay İletişim Danışmanlığı’nın Yönetim Kurulu Başkanlığı’nı yürütmektedir. Ali Saydam, International Public Relations Association (IPRA) ve Institute of Public Relations (IPR) üyesidir.