İlk izlenim; kalıcı izlenim...
İnsanlarla tanıştığında, onların üzerinde bırakacağın “ilk izlenim”, ilk saniyeler içerisinde sunulan izlenimdir.
Gerek iş hayatımızda, gerekse sosyal yaşantımızda; her gün birçok kişiyle tanışır veya önceden tanıdıklarımızla iletişim hâlinde oluruz. Yeni tanıştığımız kişiler üzerinde çok kısa bir zaman içinde bıraktığımız bu ilk izlenim, olumlu veya olumsuz olabilir. Burada sorun, ilk izlenimi tekrarlamak için ikinci bir şansımızın olmamasıdır. İşin iyi tarafı ise ilk izlenimimizi oluşturmanın büyük ölçüde bize bağlı olmasıdır. Mesela bir odaya girdiğinde, odadakiler seni tepeden tırnağa süzerler. Peki bu kadar kısa zamanda onları nasıl etkileyebilirsin?
Tabii ki öncelikle görünüşüne özen göstermelisin. Her zaman doğru mesajı karşıdakine iletmese de görünüş çok önemlidir... Daha sonraki görüş merkezi “yüz” dür. Eğer yüzünü karşındaki insana çevirmişsen ve ona doğru bakıyorsan, burada kuracağın göz teması o insanla arandaki iletişimde büyük rol oynayacaktır. Tepeden tırnağa birbirini süzen bakışlar ayaklarda son bulur.
Şimdi sen "ayaklar da mı önemli?" diyeceksin... Tabii ki önemli! Mesela bir eve, binaya, salona vs. girdin; ayakkabıların çamurlu, boyasız ya da çorapların eski... Oradaki insanlar senin hakkında ne düşünürler dersin? Anında, senin özensiz ve dış görünüşüne önem vermeyen bir kişi olduğunu düşüneceklerdir.
Demek ki ilk izlenimden başlamak üzere;
- Sözlü iletişim
- Sözsüz iletişim
- Yazma, sunum, dinleme
- Karakter, karizma
- Davranış ve tavırlar
imaj oluşturmada rol oynayan ögeler olarak tanımlanabilir.