Caz müziğin ortaya çıkışı
Caz müzik, 1880'lerde New Orleans'ta gelişmeye başladı. 20. yy başlarında Afrika’dan gelen kölelerin zor durumları ve Amerika’ya aynı zamanlarda yerleşen zengin beyazların rahatlıkları çelişkisi, caz müziğin çıktığı zamanlardaki sosyal ortamdı. Daha sonra bu müzik, 1920'lerin başında New York, Los Angeles ve Chicago'da yapılan kayıtlarla son hâlini aldı. O zamanlar birçok değişik akım, cazın meydana gelmesine katkıda bulundu. Melodilerin ve akortların simgesel olarak özgürlüğe kavuşma çabaları emprovizasyonu; yani doğaçlamayı ortaya çıkardı. Bunun dışında da blues, ragtime gibi türler cazı etkileyen türler olarak yerlerini alıyorlardı.
New Orleans aslında her yönden caz müziğinin ortaya çıkması için uygun bir yerdi. New Orleans, o zamanlar ticaretin merkeziydi. Ayrıca bir liman şehri olduğu için buraya dünyanın her yerinden insanlar geliyordu. Dolayısıyla böyle bir yerin eğlence hayatı da çok renkliydi. New Orleans' taki bu yoğun eğlence hayatının sonucu olarak bölgedeki müzisyenlere birçok iş imkânı doğuyordu. Bu da müzisyenlerin yeni stiller yaratmalarına neden oldu. Müzisyenler değişik yaklaşımları gözden geçirip yeniden düzenlediler. Bu gelişmeler cazın ortaya çıkışında büyük rol oynadı.
Ragtime: Tür mü dönem mi?
Dans etmek 19. yüzyılın en popüler aktivitesiydi. Kapalı salonlarda yapılan aktivitelerde büyük orkestralara ihtiyaç duyulmuyordu. Bu tür yerler için seçilen topluluklarda, bandoların aksine üflemeli bir enstrüman yanında gitar, keman, bas ve piyano bulunuyordu.
New Orleans ve çevresinde otuza yakın orkestra vardı. Bu orkestralar askeri marşların ve yurtseverlikle ilgili şarkıların çalındığı konserler veriyorlardı.
#yenisayfa#
1800'lerin sonunda ragtime New Orleans'ta çok popülerdi. Rag kelimesi askeri marşların ve Afro-Amerikan banjo müziğinden alınmış ritimlerin bir arada kullanıldığı müzik türü anlamına gelir. Genellikle ragtime ilk olarak 1890'larda görülen, piyano için yazılmış müziklere verilen isimdir. Bu tarzın en önemli sanatçısı Scott Joplin'dir (1868-1917). Ragtime terimi, müziğe giriş devrini tanımlamakta da kullanılır. Bugün caz müzisyeni olarak adlandırdığımız müzisyenlerin birçoğu, o zamanlar kendilerini ragtime müzisyeni olarak tanıtıyorlardı. Bu yüzden bazı müzikologlar ragtime'ın ilk caz stili olduğunu düşünürler. Tutucu görüşlere göre ise, ragtime bir caz stili değildir. Sadece biraz doğaçlama içerir ve cazın swing duygusundan oldukça uzaktır. Bununla beraber ragtime'ın cazın habercisi olduğunu söylemek kaçınılmazdır.
Bugün yapılan caz müziğin aksine; cazın ilk dönemlerinde insanlar cazı dans etmek için tercih ediyorlardı, sadece dinlemek için değil. Bu müziğin vuruş formu ve ruhu dansçıların ilgisini çekiyordu. Erken caz dönemi müzisyenleri repertuvarlarını dansçılara eşlik edecek şekilde düzenlerlerdi. Danstaki değişiklikler ve dansın genelde kazandığı popülerlik de cazın evriminde çok etkili olmuştur.
Etkiler
Caz, orkestra müziğinden etkilenmiş bir türdür. 20. yüzyılın başlarında New Orleans'a gönderilen askeri bandolar 1800'lerin ortalarında ortaya çıkan dansın biçimlenmesini sağlamıştır. Bazen marşlar biraz yavaşlatılmış ve dans müziği olarak kullanılmıştır. Ayrıca marşlarda bulunan model, eski zamanlara ait parçaların düzenlenmesinde yol gösterici olmuştur. Sonunda askeri orkestralarda kullanılan pek çok sayıda enstrüman cazda da kullanılmaya başlanmıştır. Örneğin marş düzenlemelerinde kullanılan flüt ve pikolo caz klarnetçileri tarafından taklit edilmiştir. Tipik marşların davul kısımları bir ya da üç vuruş çalınırken trampet daha keskin sesiyle iki ya da dört vuruş çalınmıştır.
#yenisayfa#
Doğaçlama önemli mesele
Doğaçlama sırasında müzisyenler melodilerin ritimleriyle oynarlar, vuruşlar biraz daha erken veya geç başlatılır veya vurulan bir nota bir kere yerine birden fazla çalınabilir. Benzeri şekilde bir nota başlatılır sonra yumuşatılır, sonra tekrar inanılmaz garip bir ses artışıyla yükseltilebilir. Bazen bütün cümleler ritmi belirginleştirmek için değişik şekillerde yerleştirilir. Bu "ritmik yer değiştirme" olarak bilinir. Bu teknikler - pop müzikten etkilenmiş olmasına rağmen - hala Afro-Amerikan kökenli ilahilerde kullanılmaktadır.
Amerika’da cazın oluşmaya başladığı zamanlarda, Avrupa müzik geleneklerinde doğaçlama adına iyi gelişmeler oldu. Doğaçlamayla müziği süslemek 20. yüzyılın başlarında konserlerde çok kullanılan bir yoldu ve bu uzun süre pop müzik ve folklorik müzikte de kullanıldı.
Enstrümanlar
20. yüzyılın başında New Orleans'ta bando enstrümanları kullanan birçok siyah ve beyaz orkestra vardı. Bunlar parodiler, piknikler, danslar ve cenazeler için marşlar çalarlardı. Yeni dünyaya köle sağlayan Afrika bölgesinin trompet, klarnet ve saksafonu anımsatan aletleri yoktu.
Batı Afrika'nın davulları günümüzde modern caz gruplarında bulunabilir ama ilk zamanlar cazda kullanılan davullar Avrupa stili bandoların kullandığı davullardı. Davul yerine kullanılan "wood black" ve "cowbell" adlı perküsyon aletlerini en eski caz kayıtları dâhil birçok kayıtta duymak mümkündür. Bu aletlerin atalarının Afrika olduğu düşünülse de Çinliler ve Türkler benzer enstrümanların yeni dünyaya girmesine katkıda bulunmuştur.
Telli çalgılar söz konusu olduğunda da şunu görürüz ki en eski caz grupları Afro-Amerikan bir enstrüman olan banjoyu sık sık kullanmışlardır. Ayrıca Avrupa kökenli gitar da bu gruplar tarafından kullanılmıştır .
#yenisayfa#
Miles Davis ve diğer kült isimler
Julliard Müzik Okulu mezunu, zenci trompetçi Miles Davis, herhalde şu anda cazla pek alakası olmayan müzikseverlerin bile bildiği kült bir isim. Yaptığı plaklarda denenen türlerin farklılığı, 1950’lere kadar yoğun bir şekilde sürmüş, 50’lerde artık “cool caz” dediğimiz türü oturtmuştur. Birth of Cool, Kind of Blue gibi albümleri ve 1970’lere gelindiğinde çıkardığı Bitches Brew albümleri cazseverlerin koleksiyonlarında olmazsa olmaz türdendir. 70’ler artık caz-rock dönemleridir. Fakat maalesef sağlık nedenleriyle 80 yılına kadar inzivaya çekilir Davis. Ama olsun. 1980 New Port Fastivali ile yeniden sapasağlam ayaktadır, müziğin içindedir.
Modern cazın babası diyebileceğimiz Miles Davis 1991’de hayata veda eder.
50’lere adını yazdırmış olan Duke Ellington, dönemin en yetenekli piyanistlerinden biridir. Newport Caz Festivali’ndeki performansı, izleyen şanslı kitlenin dilinden düşmemiş, şanı günümüze kadar gelmiştir.
Miles Davis’in grubundaki Wayne Shorter, piyanist Joe Zawinul ile birlikte Weather Report’u kurarak caz dünyasına yeni bir soluk getirmiş ve caz-rock yapmışlardır.
60’lı yıllarda Gene Davis’in orkestrasına katılarak kendini gösteren saksafon sanatçısı John Coltrane, daha sonra gruptan ayrılarak kendini aşar ve bir saksafon virtüözü hâline gelir.
Ayrıca Count Basie, Billie Holiday, John Mc Laughlin, Chick Corea, Dave Weckl gibi sayısız müzisyen, cazın gelişmesi ve daha geniş kitlelere yayılmasında önemli rol oynamışlardır.
70’li yıllarda kendini gösteren, 90’lı yıllarda adını cümle aleme duyuran ve hâlâ sanatını muhteşem bir şekilde icra eden, İstanbul’a bile gelerek Türk seyircisini adeta mest eden Jan Garbarek de cazın kült isimlerinden biridir. Jan Garbarek’in yaptığı caz tarzına postmodern caz diyebiliriz. 2001 yılındaki Akbank Caz Festivali’nde İlhan Erşahin ile birlikte sahne alan Erik Truffaz’ı da anmadan geçemeyiz. Fransız trompetçi Truffaz da, cazı şekilden şekile sokabilen muhteşem bir postmoderncidir.