Kürek
İster hobi amaçlı ister spor amaçlı olsun kürek en zor sporlardan biri! Güç, denge ve konsantrasyon gücünü birleştiren bu spor suyun üzeri araba yarışı adeta! En hızlı ve güçlü olan zafere ulaşıyor.
Peki, nasıl bir spor bu? Öncelikle atletler tekneye ters bir şekilde, teknenin arka kısmını görür bir şekilde oturuyorlar ve gittikleri yönü göremiyorlar. Ellerindeki kürekler sayesinde tekneyi ve suyu ittirerek tekneyi hareket ettiriyorlar.
Kürek sporu da diğer birçok spor dalında olduğu gibi kendi içinde farklı yarışma dallarına ayrılıyor. 2 tek, 8 tek gibi farklı yarışmaları bulunuyor; rakamlar teknede kaç tane kürek çeken sporcu olduğunu belirtiyor. Tek veya çift kelimeleri ise bir kürekçinin teknede kaç kürek çektiğini belirtiyor. Örneğin 8 tek yarışında 4 sporcu sadece sağa kürek çekiyor, 4 sporcu da sadece sola kürek çekiyor. Bir de onların başında yönlendirme yapması için teknenin başında bir dümenci oturuyor.
Bir de kürek sporuyla çok alakalı olan ergometre aleti var. Bu alet kürekçilerin antreman amaçlı çalıştıkları alet ve su üzerinde olmadan, salon içinde antreman yapma imkânı sunuyor. Hatta kürek sporunun bir dalı da ergometre yarışları. Bu sayede birçok sporcu hiç suya inmeden kürek sporuyla uğraşmış oluyor.
Faydalı siteler:
www.tkf.org.tr
www.sisecam.com.tr
www.kurekci.com
www.bjkkurek.com
www.fenerlikurekciler.com
www.kurek.metu.edu.tr
www.denizce.com
#yenisayfa#
Badminton
İlk bakışta garip topu ve tenis raketinden bozma ilginç raketiyle şaşkına dönebilirsin ama izledikçe ve oynadıkça ne kadar zevkli bir mücadele olduğunu göreceksin. Bildiğimiz kadarıyla badminton vücut esnekliği, dayanıklılık ve üst düzey kondisyon gerektiren bir spor. Öyle ki bir badmintoncu bir maçta ortalama 2 km koşuyor ve durmaksızın hareket ediyor. Sahası küçük olduğu için gözü kaçırmadan topu takip etmek ve vücuda iyi hâkim olmak gerekiyor. Ayrıca şiddete dayanmaması ve yaralanma ya da sakatlık riskinin çok düşük olması sebebiyle büyük kitlelerin bu sporu sevmesi önümüzdeki yıllar için olası. Bir diğer özelliği de estetik açıdan izlemenin çok güzel olması ve kadın erkek demeden her yaştan her cinsiyetten insanın eşit şartlarda mücadele edebilmesi.
Teniste olduğu gibi sahayı tam ortadan ikiye bölen filenin üstünden topu geçirme ve oyunda tutma esasına dayanıyor bu spor. Tabii ki kaz tüyünden yapılan topun sadece file üstünden geçmesi yeterli değil, aynı zamanda saha çizgilerinin dışına çıkmaması da gerekiyor. Oyun diğer raket sporlarında olduğu gibi servisle başlıyor ve maçlar 3 set üzerinden oynanıyor. Erkeklerde 15 sayıyı, bayanlarda da 11 sayıyı alan sporcu seti de kazanmış oluyor. Kimileri diyecek ki top çok yavaş hareket ediyor, bu yüzden çok hantal bir spor. Kayıtlara bakarsak bunun hiç de böyle olmadığını görebilirsiniz zira topun 300 km’nin üzerine çıktığı maçlar da görülmüş. Ayrıca top hafif olduğu için hava akımına kolay kapılabiliyor ve bu da sporcu için ekstra kondisyon ve koşu gerektiriyor. Temel olarak bu sporu böyle tarif edilebilir fakat daha bir sürü kuralının ve inceliklerinin olduğunu söylemeden geçmeyelim. Ayrıca siz siz olun badmintonu hafife almayın!
Faydalı siteler:
www.badminton.gov.tr
www.worldbadminton.com
www.badmintoncentral.com
www.usabadminton.org
#yenisayfa#
Ragbi
Böyle bir kültürde büyüyüp de futbolu bilmemek olmaz değil mi? Galiba hepimiz oynamasak da kurallarını biliriz, ömrümüzde en az bir kez izlemişliğimiz vardır. İşte ragbi de futbola o kadar çok benziyor ki elle oynanan futbol diye tarif edilebilir adeta. Futbolda olduğu gibi amaç kale direklerinin arasından ve kale çizgisinden topu ister elle ister ayakla vurarak geçirmek. Oyunlar 15’er kişilik iki takım halinde oynanıyor ve çok ilginçtir ki oyunda ileriye elle pas atmak yasak, sadece ayakla istenilen yöne pas atılabiliyor. Ragbinin bu özelliği bu sporu çok enerji ve güç gerektiren bir spor hâline dönüştürüyor.
Ragbi sporunun bir diğer özelliği de Amerikan futbolunda olduğu gibi oyuncuların koruyucu kask, dizlik vs. takmamaları. Bu durum ragbi maçı izlerken sanki çim saha güreşi ya da boks maçı izliyormuşuz havasını katıyor ve mücadelenin çok üst düzey oluşu ragbi oyuncularına olan hayranlığımızı ikiye katlıyor. Türkiye’de şu an lisanslı ragbi oyuncusu sayısı yaklaşık 30 ve yeni başlayacak herkese Türkiye Beyzbol Softbol Federasyonu gereken desteği sağlıyor. Ülkemizde henüz çok yaygın bir spor olmadığı için şimdiden başlayıp, ileride ünlü bir oyuncu olman çok muhtemel. Ne duruyorsun bu fırsatı kaçırma!
Faydalı siteler:
www.tbsf.org.tr
www.marmarasport.com
www.rfu.com
#yenisayfa#
Su altı ragbisi
Türkiye’de son 6-7 yıldır popülaritesini artırmaya başlayan su altı ragbisi son derece eğlenceli bir su sporu. Önceleri sadece bu sporla ilgilenenlerle sınırlı olan seyirci sayısı 2000 yılından bugüne hayli artış göstermiş. Bilinen ragbi ile benzer özellikler gösteren bu su sporunda, suyun altında hayli sert mücadeleler yaşanıyor. Oyunda kullanılan top suda batan bir özelliğe sahip. Amaçsa havuzun iki ucundaki dipte duran potalara topu atarak sayı elde etmek.
Oynanan derinlik ve mücadelenin içeriği oyunu gerçekten yapması zor ve bir o kadar da zevkli kılıyor. Türkiye’de diğer su sporlarında olduğu gibi çok fazla bilinmemekle birlikte Avrupa’da ve dünyada sürekli maçlar, oynanan ligler ve belli aralıklarla düzenlenen ulusal ve uluslararası, milli takımlar düzeyinde yapılan müsabakalarla sürekliliğini sürdüren bir spor su altı ragbisi. Bilinen spor dallarından sıkılanlar veya yeni arayış içinde olanlar için mücadele dozu yüksek tatlı sert bir spor sizleri bekliyor.
Oynamaya başlamadan önce nelere dikkat etmeli?
Bu sporu yapmaya başlamadan önce sağlık kontrolünden geçilmesi çok önemli. 5,5 m derinlikte oynanması ve sürekli ciğer kapasitesinin zorlanması sadece sağlıklı bünyelerin, sağlam bedenlerin kaldırabileceği bir spor aktivitesi.
Su altı ragbisi su sporları arasında su topundan sonraki en zor spor dalı. Çok ciddi anlamda vücut gücü ve kondisyon gerektiriyor. Sürekli palet kullanımı çok iyi yüzme bilmeyenler için bir avantaj olabilir ama mücadelenin sertliği bu sporu ciddiye almayı gerektiriyor. Sudan korkmamak çok önemli ve özellikle nefessiz kalmak çok sık yaşanan bir durum.
Mücadelenin hırsıyla bazen suyun altında olduğunuzu unutabilirsiniz veya derinliğin fazla olduğu da unutulabilir, diğer havuzlarda olduğu gibi hemen çıkıp nefes alamayacağınızı da unutmamanız gerek. Soğukkanlı olmak hem suyun altında oksijeni doğru kullanmak hem de kontrollü oynamak için çok önemli.
Suya girmeden önce ısınma hareketleri yaparak vücudu iyice ısıtmak gerekir. Böylece olası kramp ya da sakatlıklara karşı önlem alınmış olur.
Su altı ragbisi 6’şar kişilik iki takım arasında yüzme havuzunda yapılan bir müsabaka. Oyun ABC malzeme(maske, palet, şnorkel) ile yapılıyor.
#yenisayfa#
Oyun alanı
Yüzme havuzu oyun alanını oluşturuyor. Müsabakaların yapıldığı havuzun derinliği 3,5 ile 5 metre arasında olabiliyor. Müsabaka yapılacak alanın uzunluğu 12 metre, genişliği 8 metre ya da uzunluğu 18 metre, genişliği 12 metre olabiliyor. Oyun alanının yüzeyden bir halatla işaretlenmesi gerekiyor. Bu halatlara 3 metre mesafede enine çekilen bir halat oyuncu değiştirme hattını belirliyor.
Kale
Sabit iki metal sepetten oluşan kalelerin her biri oyun alanının sonunun tam ortasındaki duvarın dibine yerleştiriliyor.
Su altı topu
İçi su dolu olarak kullanılan topun negatif zephiyede olması ve suya bırakıldığında saniyede 1 metre ile 1,5 metre arası dibe inebilmesi gerekiyor. Topun çevresi 52 – 54 cm rengi ise siyah – beyaz ya da kırmızı olabiliyor.
Takım kuruluşu
Bir takım maksimum 15 kişiden oluşuyor, 6 oyuncu havuzda, 4 oyuncu yedekte, 5 oyuncu da değişim hattında kalıyor. Takımlar en az 6 kişiden oluşuyor. Oyun süresince takımların değişim oyuncuları değişim hattında bulunuyor.
Oyun kuralları
Değişim oyuncusu sudaki bir oyuncuyla suya atlayarak değişiyor. Bir değişim oyuncusu havuzdaki oyuncu oyun sahasını tamamen terk edip takımının değişim bölgesine girene kadar suya giremiyor.
Kişisel malzeme: Her oyuncunun maske, palet ve şnorkele sahip olması gerekiyor. Yüzücü gözlüğü kullanılmıyor. Takım renkleri lacivert ve beyaz. Her oyuncu kendi takımının renginden oluşan başlık ve mayoyu giymek zorunda. Başlıkların koruyucu olması gerekiyor. Paletlerin boyununsa maksimum 60 cm olması gerekiyor. Mono palet kullanılamıyor. Oyuncuların birbirlerini yaralamamaları için tırnaklarının kısa kesilmiş olması, vücutlarınınsa yakalama esnasında kaygan olmaması için yağ ve kremle sıvanmaması gerekiyor. Kaleciler koruyucu başlık giyebiliyorlar. Eğer kaleci sert koruyucu başlık giyerse orta sahayı geçemiyor.
#yenisayfa#
Oyun
Oyun başlarken ya da ikinci yarı başlarken top dipte ve oyun sahasının ortasında bulunuyor. Her iki takımın da suda bulunması gerekiyor ve kendi sahalarında, oyuncuların bir elleri havuz duvarında olacak şekilde duruyorlar. Sayı top potaya tamamen girdikten sonra kaydediliyor. Golden sonra takımlar kendi sahalarına dönüyorlar. Hakem işareti ile gol yiyen takım oyunu başlatıyor. Ataklarda top arkada ya da bacak arasında gizlenemiyor. Oyun süresi 15’er dakikalık iki devre şeklinde oluyor. 4 dakikalık devre arası veriliyor. Oyunda sonuç alınamayıp uzatma olursa 15 dakikalık tek bir devre oynanıyor. Bu durumda da skor değişmezse karşılıklı penaltı atışları kullanılıyor.
Fauller
Rakibin maskesine saldırmak, çıkartmak, şnorkelini tutmak, gereksiz sertlik faul sebebi oluyor. Rakibin paletine dokunmak, çekmek, rakibi suya batırmak sudan dışarıya çekmek, vurmak, tekmelemek, topsuz alanda oyuncuya müdahale etmek, topu sudan çıkartmak, kaleyi yerinden oynatmak, kalecilerin kollarını, ayaklarını vücutlarının herhangi bir yerini pota içine sokmak da faul sayılıyor.
Cezalar
Oyundaki tüm kural ihlalleri 2 dakika cezasıyla cezalandırılıyor. Faul rakip kaleye 2 metreden daha yakın ise, bu faullerde penaltı veriliyor.
Penaltı atışı
Penaltı diğer oyunlarda da olduğu gibi bir oyuncu tarafından kullanılıyor ve doğrudan kaleye atılıyor. Atış kullanılırken diğer oyuncular havuz dışında bekliyorlar. Kaleci atıcı suya dalmadan ya da şnorkeli tamamen suya batmadan müdahale edemiyor.
Atış süresiyse 45 saniye.
Türkiye’de Su altı Ragbisi oynanan klüplerse şöyle:
#yenisayfa#
Erkekler
Kızıltoprak Yelken Ve Su Sporları Kulübü
İzmir Büyükşehir Belediyesi Gençlik Ve Spor Kulübü
Çukurova Üniversitesi Spor Kulübü
Kocaeli Baracuda Su Sporları Kulübü
Ondokuzmayıs Üniversitesi Su altı Ve Su üstü Sporları Kulübü
Marmara Spor Kulübü
Bilimsel Yüzme Eğitim Spor Kulübü
Adana Su altı Sporları İhtisas Ve Yüzme Kulübü
Bursa Osmangazi Belediye Spor Kulübü
Kocaeli B.Ş.B Kağıt Spor Kulübü
Adana Çukurova İhtisas Spor Kulübü
Bursa Uludağ Su Sporları Kulübü
Gaziantep Ayıntap Spor Kulübü
Balık Adamlar Spor Kulubü
Kocaeli Yarımca Spor
Bakırköy Spor
Bayanlar
Kızıltoprak Yelken Ve Su Sporları Kulübü
Eskişehir Telekom
Samsun 19 Mayıs Üniversitesi
Kocaeli Büyükşehir
Şişli Belediye Spor
İzmir Büyükşehir Belediyesi Gençlik Ve Spor Kulübü
Kurt Yüzme Tenis Cimnastik İhtisas Spor Kulübü
Bilimsel Yüzme Eğitim Spor Kulübü
Çanakkale Truva Deniz Sporları Gençlik Ve Spor Kulübü
Bursa Uludağ Su Sporları Kulübü
Bursa Osmangazi Belediye Spor Kulübü
Adana Su altı Sporları İhtisas Ve Yüzme Kulübü
Gaziantep Ayıntap Spor Kulübü
#yenisayfa#
Squash
Squash; raket ve lastik topla, dört duvarlı bir kort içerisinde oynanan bir salon sporu. 19. yy.’da İngiltere’de bir okulda, tenis oynamak için sıranın kendilerine gelmesini bekleyen bir grup öğrencinin vakit geçirmek amacıyla kort dışındaki duvarlarda topu sektirmeleri ile ilk kez oynandığı rivayet ediliyor bu sporun. Ülkemizde çok popüler olmasa da özellikle İngiltere, ABD ve Yeni Zelanda gibi Batı ülkelerinde oldukça fazla taraftarı bulunuyor. Squash deyince aklımıza ilk olarak tenis geliyor ve hemen bilenlere “Tenise benzeyen oyun değil mi bu ya?” diye soruyoruz. Daha sonra öğreniyoruz ki tenis ile squash’ın oyun kuralları ve vuruş teknikleri birbirlerinden oldukça farklı. Bu spora daha yakından baktığımızda bu farkları da göreceğiz.
Squash’ın en önemli özelliği üst düzey mücadele gerektiriyor olması. Squash sahasının eni 6.4 m, boyu ise 9.75 m. Kort boyutları oldukça küçük olduğundan sporcuların daha fazla efor göstererek oyunda kalmaları gerekiyor. Öyle ki oyun içerisindeki en ufak bir duraksama rakip tarafından sayıyla cezalandırılabiliyor. Bu yüzden bir squash oyuncusunun oyunu iyi okuyabilmesi, taktik kapasitesinin yüksek olması ve atletik ve çevik bir bünyeye sahip olması gerekiyor.
Bir squash kortu çevresi kapalı, kutu biçimli bir saha. Duvarlardaki kırmızı çizgiler oyun alanının sınırlarını belirliyor. Ön duvarda en altta alt out çizgisi (tin), onun üzerinde servis çizgisi ve en üstte de tüm duvarları çevreleyen üst out çizgisi bulunuyor. Oyun içerisinde topun alt out çizgisi ile üst out çizgisi arasındaki alanda sekmesi gerekiyor. Servis çizgisi ise sadece servis atarken kullanılıyor. Bu çizgi ile üst out çizgisi servis atış alanını sınırlıyorlar.
#yenisayfa#
Oyunun temel özellikleri ise şöyle:
Squash müsabakalarında maçlar genellikle büyük turnuvalarda 5 set, küçük turnuvalarda ise 3 set üzerinden oynanıyor. 5 set üzerinden demek toplamda 3 set alan oyuncunun maçı kazanması demek. 3 set üzerinden oynanan maçlarda ise 2 sete ulaşan sporcu kazanan ilan ediliyor. Bir set 9 puandan oluşuyor. Bir oyunda puanı sadece servis atan kişi kazanabiliyor. Yani A oyuncusunun servis attığı bir oyunda B oyuncusunun puan kazanabilmesi için B oyuncusunun önce servisi eline geçirmesi, ardından puan alması gerekiyor. Bir sette durum 8-8 iken neler oluyor dersiniz? Bu durumda servis atan oyuncu karşılayan oyuncuya oyununun kaçta bitmesini istediğini soruyor ve karşılayan oyuncu setin 9’da mı, 10’da mı biteceğine karar veriyor.

Oyunun amacı ise topu ön duvara vurdurup rakibin ulaşamayacağı bir noktaya göndermek. Top duvara vurduktan sonra yerde en fazla bir kere sekebilir. İstenirse top yere değmeden vole vuruşu da yapılabilir.
Peki oyundaki tüm duvarlar kullanılabiliyor mu? Evet, topun yere değmeden önceki yolculuğunda ön duvara da çarpması koşuluyla diğer tüm duvarlar kullanılabiliyor. Yani top, önce yan duvara ardından ön duvara ya da önce ön duvara sonra arka duvara veya yan duvarlara vurulabiliyor.
Servis nasıl atılır peki?
#yenisayfa#
Parke zeminin üzerinde bir sağ, bir de solda olmak üzere iki adet servis kutusu bulunuyor. Kura atışıyla servisi kazanan oyuncu kutulardan birini seçiyor ve servis pozisyonuna geçiyor. Oyuncunun bir ayağının servis kutusuna temas ediyor olması gerekiyor. Servis topunun servis çizgisiyle üst out çizgisi arasındaki alanda sekip rakip oyuncunun sahasına düşmesi, geçerli bir servis olarak değer kazanıyor. Topun servis çizgisinin altına veya üst out çizgisinin üstüne çarpması ya da servisçinin alanına düşmesi servisin el değiştirmesine sebep oluyor.
Let ve stroke nedir?
Squash’ta oyun alanı dar olduğu için oyuncular birbirlerine kasten veya fark etmeden kolaylıkla temas edebiliyorlar. Maçın hakemi bu pozisyonları çözmek ile yükümlü. Hakem bu durumlarda let veya stroke’a hükmedebiliyor. Let nedir peki? Let, oyuncuların pozisyon almalarının veya vuruşlarının engellendiği durumlarda verilen puanın tekrar edilmesi kararı. Stroke ise A oyuncusunun B oyuncusunu bariz bir şekilde engellediği durumlarda B oyuncusunun ödüllendirilmesi olarak anlatılabilir. Stroke durumunda hakem ya servis hakkını ya da sayıyı B oyuncusuna veriyor.
Ekipmanlar nelerdir?
- Altı, zemin parkeye zarar vermeyecek kauçuk indoor spor ayakkabıları
- Erkekler için açık renkli şort ve tişört, bayanlar için açık renkli etek ve tişört
- Koruyucu gözlükler
- Tenis raketine göre daha uzun ve daha hafif olan squash raketi
- Küçük bir kauçuk top olan squash topu
Tüm bu ekipmanları tamamladığında karar vermen gereken tek bir şey kalıyor, o da hangi topu kullanacağın. Squash topları zıplama özelliklerine göre beşe ayrılıyor. Bunlardan seviyene en uygununun seçmeli ve oyuna başlamalısın.
#yenisayfa#
- İki sarı benekli: Ekstra yavaştır, çok az zıplar. Tüm resmi maç ve turnuvalarda kullanılır.
- Tek sarı benekli: Yavaştır, az zıplar.
- Yeşil veya beyaz benekli: Yavaştır, ortalama bir zıplama potansiyeli vardır.
- Kırmızı benekli: Hızlıdır, fazla zıplar.
- Mavi benekli: Çok hızlıdır ve çok fazla zıplar. Oyuna yeni başlayanlar için idealdir.
Bu oyun hakkında daha fazla bilgi sahibi olmak için aşağıdaki linkleri kullanabilirsin:
www.squashturk.com
www.badminton.gov.tr
www.squashtr.com
www.squash.gen.tr
www.worldsquash.org
www.us-squash.org
www.squashplayer.co.uk
www.squashmagazine.com
www.squashbc.com
kaynak: wikipedia, squashturk.com
#yenisayfa#
Beyzbol / Softbol
Futbol, basketbol, voleybol, güreş, halter… Çoğumuzun ilk tanıştığı ve yapmaya devam ettiği sporlar bunlar. Çocukluğumuzdan itibaren bu sporları duyuyoruz, bunlarla besleniyoruz; başka başka sporlar tanımaya, yeni heyecanlar keşfetmeye çoğumuz yanaşmıyoruz. İşte şimdi yeni, farklı, alternatif sporlar tanımanın tam zamanı! Belki sen de okuduktan sonra “hayatımı renklendirmeliyim, farklı heyecanlar yaşamalıyım” dersin de bu sporlara el atarsın!
Beyzbol veya softbol denince çoğu kişi “Şu Amerikan filmlerindeki sopalı oyun mu?” der ve bu sporlarla alakalı pek bilgisinin olmadığını daha ilk cümlesiyle belli eder. Bu soruya evet cevabını verirsiniz ve uzun uzun sürecek beyzbol / softbol tanıtım elçiliği görevinize başlarsınız, çünkü insanların bu sporları sadece “sopalı oyun” olarak bilmesini istemezsiniz. İşte bu sporlar hakkında bizi bilgilendirecek, kafamızda belirli bir konseptin oluşmasına fayda sağlayacak ufak tefek birkaç önemli bilgi.
Beyzbol ve softbol sporları hemen hemen aynı sporlar, sadece birkaç küçük farklılıkla birbirlerinden ayrılıyorlar. Softbol sopası daha kısa, topu daha büyük ve sert ve sahası daha küçük. Diğer bir fark da beyzbolu sadece erkeklerin oynayabilmesi; softbolu ise hem sadece bayanların, hem bayan ve erkek karışık olarak hem de sadece erkeklerin oynayabilmesi. Diğer çoğu özellik bu iki spor için ortak.
Beyzbol ve softbol oyunlarında savunma ve hücum takımları olarak iki takım sahada yer alıyor. Takımlar 9’ar kişiden oluşuyor. Bir takım hücum ederken yani sopayla vuruş sırasındayken, diğer takım savunmada kaleleri koruyor ve karşı takımın vuruşlardan sayı kazanmasını engellemeye çalışıyor. Vurucunun topa 3 kez hatalı vuruş hakkı var ve eğer topa kurallara uygun bir biçimde vurursa koşmak ve yakalanmamak için kale denen sahadaki 3 noktadan birine toptan önce ulaşmak zorunda. Eğer 3 kez hatalı vuruş yaparsa oyuncu out oluyor, yani oyun dışında kalıyor. Bir takımın bir devrede toplamda 3 oyuncusu out olduğunda ise o devre bitiyor ve takımlar yer değiştiriyor. Maçlar 9 devre üzerinden oynanıyor, yani her takımın 9 kez savunma; 9 kez de hücum hakkı var. Sonuç bu devrelerin toplamında alınan sayıların toplanmasıyla belli oluyor. Bu sporu kabaca böyle anlatılabilir fakat sayısız kural ve teknik bilgi olduğunun altını çizmeden de geçmeyelim. Düşünmek ve hızlı karar vermek bu sporun altın kurallarından.
#yenisayfa#
Türkiye’de çok fazla tanınmamalarına rağmen yurtdışında özellikle Amerika’da çok popüler olan sporlar bunlar, futbol Türkiye’de neyse, beyzbol ve softbol Amerika’da o. Şu an ülkemizde 200 kadar beyzbol oyuncusu, 100 kadar da softbol oyuncusu var ve birçok üniversite ve okulda kulüpler bulunuyor. Bunların arasında Boğaziçi Üniversitesi Beyzbol / Softbol takımları ülkemizde ilk olması ve şimdiye kadarki başarılı çalışmaları açısından diğerlerinden sıyrılıyor. Ayrıca kapılarını bu sporları bilen, bilmeyen herkese açıyorlar. Şimdi sana düşen almak eldiveni topu; çıkmak yemyeşil çimenlere!
Faydalı siteler:
www.tbsf.org.tr
www.mlb.com
www.usasoftball.com
www.softball.com
www.internationalsoftball.com
Curling
Şu Kuzeyliler ne kadar ilginç sporlar buluyorlar değil mi? Soğuk memleketler olduklarından bir sürü ilginç buz sporu çıkarmışlar ortaya. Bunlardan bir tanesi "curling"; Türkçe kelime anlamıyla kıvrılma, falsolama veya bükme. Curling de nasıl bir spor deme! Hayatında bir kez de olsa Eurosport kanalında rastlamış; yüzünde şaşkınlık, anlamamanın verdiği beğenmemezlik ve bu da spor mu diyen ifadeyle ekrana bakmışsındır. Şimdi biraz anlatalım da şekillensin kafanda.
Curling için kullanılan deyimlerden biri buz satrancı. Öyle çok konsatrasyon, öyle çok dikkat gerektiriyor ki bir buz sporu satranca benzetilmiş. Kullanılan aletler ortalama 20 kg ağırlığında altı kaygan bir taş ve üç adet buz süpürgesi. Bunları kullananlar ise atıcı ve üç süpürgeci.
Oyunda iç içe geçmiş üç halkanın oluşturduğu bir hedef bulunuyor. Bu halkaların merkezine "house" yani ev deniyor. Elinde taş olan atıcının amacı, merkez noktasına en yakın noktaya taşı atabilmek. Fakat bu hiç de kolay bir iş değil. Taş ve buz kaygan olduğundan, taşın tam olarak nerede duracağının kestirilebilmesi çok güç. Bir de süpürücüler var tabi! Bunlar ise takım arkadaşları olan atıcının attığı taşı merkeze doğru yönlendirmeye çalışıyorlar. Ama nasıl?
Curling oyunu başlamadan önce buz zemine su püskürtülerek "pebble" yani küçük çakıllar yapılır. Bu pebblelar taşa yön verirler ve taşın süzülerek hedefi bulmasını sağlarlar. Eğer atıcının attığı taş çok yavaşsa süpürgeciler hemen devreye girerler, hızlıca taşın yolunu süpürürler ve bu şekilde zeminin kayganlığını arttırarak taşın hızlanmasını sağlarlar. Ya taş hedeften saparsa? Bu sefer de süpürücüler, taşın gitmesini istedikleri yönde zemini süpürürler ve o yöndeki çakılları eritirler. Taş erimiş alanda süzülerek hedefe doğru yol alır.
#yenisayfa#
Peki bu oyuncular buzun üzerinde nasıl durabiliyorlar düşmeden? Bunun sırrı giydikleri özel ayakkabılarda saklı! Ayakkabıların bir tekinin altı kaymayı sağlamak için teflon gibi pürüzsüz bir maddeden, diğer tekinin altı ise yere yapışıp kaymayı engelleyen kauçuğa benzer bir maddeden yapılıyor. Böylece oyuncular istedikleri zaman kayabiliyorlar, istedikleri zaman durabiliyorlar.
Şimdi biraz bu oyunun kurallarına bakalım!
Bir curling karşılaşması 8’er atışlık 10 oyundan oynanıyor. Yani her bir oyunda toplamda 16 atış yapılmış olunuyor. Her bir oyuncunun 2 atış hakkı bulunuyor. Tüm oyunlar bittiğinde eşitlik mevcutsa tie break (uzatma) atışlarına geçiliyor.
Puanlama ise şu şekilde yapılıyor: Merkeze en yakın taşlar 1 puan değerinde. Şöyle anlatırsak daha anlaşılır olacak. Rakibinin merkeze en yakın taşından merkeze kaç tane daha yakın taşın varsa o kadar puan alırsın. Diyelim rakip takımın 3. halkada iki taşı var. Senin takımının ise 2. halkada bir, 1. halkada bir taşın. Bu durumda senin takımın 2 karşı takım ise 0 puan alıyor. Tüm oyunların puanları toplanıyor ve maç skoru belirleniyor. Aslında curling göründüğü kadar karmaşık, anlaşılması zor bir spor değil okuduğun üzere.
#yenisayfa#
Merkeze daha yakın ol, puanları topla!
Curling’de başı çeken ülkeler ise tabii ki Kuzey ülkeleri: İsveç, Kanada, İsviçre, Amerika, Norveç, İngiltere, Rusya, ve Danimarka gibi bol buzlu ülkelerde bu spor çok revaçta. Aynı zamanda bir olimpik spor olan curling, bu ülkelerde kitleleri peşinden sürüklüyor. Darısı henüz bu sporla pek tanışıklığı olmayan ülkemizin başına!
Faydalı linkler:
www.curling.com
www.worldcurling.org
www.usacurl.org
kaynak: wikipedia
Yapay Tırmanış Duvarları
“Ben küçükken çok yaramaz bir çocuktum, hep ağaçlara tırmanırdım, her gün ellerim, dirseklerim, dizlerim parçalanırdı” diye anlatanımız çok vardır. Çocukluk yılları geride kaldı, şimdi utanıyorum, ağaçlara da tırmanamam ki… Hala tırmanmayı çok seviyorum diyorsan, dağ tepe bayır gezmeye de fazla vaktin yoksa işte sana alternatif bir spor: Duvarlara tırmanmak!
Yapay tırmanış duvarları son yılların gözde etkinliklerinden. Stres atmak, çocukluğa geri dönüş, hoş vakit geçirmek ve elbette ki spor yapmak için tırmanış duvarlarını tercih edebilirsin.
Yapay tırmanış duvarları kapalı ve açık alanlarda kurulabiliyor. Kapalı alanlardakiler daha kalıcı iken açık alanlardakiler daha çok taşınabilir tasarımlar oluyor. Çok çeşitli yapay duvarlar ile karşılaşmak mümkün. Başlangıç seviyesinde olanlar için daha fazla tutacakları olan duvarlar önerilirken, orta seviye ve yüksek seviye tırmanışçılar için de daha az sıklıkta tutacakları olan tırmanış duvarları tasarlanıyor.
#yenisayfa#
Böylece tutacaklar ve ayak yerleri sayesinde tırmanış sırasında sporun yanı sıra beyin jimnastiği de yapılmış oluyor. Çünkü doğru yerde doğru adımları atarak tırmanışa şekil vermek gerekiyor. Bunların dışında tek bir duvarda çeşitli seviyelere hitap eden tasarımlar da var. Tutacaklar renkler ile birbirlerinden ayrılıyor, örneğin kırmızı renk takip edilecektir ve kırmızılar birbirine daha yakındır, bu yüzden kırmızılar başlangıç seviyesindekiler için uygundur. Fakat aynı duvarda başka renkler de vardır ve bu renklerin de zorlukları aralıklarına göre değişir. Kondisyonu az olan tırmanışçılar duvarın üst seviyelerine geldiklerinde çok yorulmuş olabiliyor fakat tırmanmanın zevki o yorgunluğu unutturuyor.
Savunma Sporları
Kungfu
Çin kökenli silahsız savunma sporlarının hepsine genel olarak “kungfu” deniyor. Kungfu, kendi içinde stillere ayrılıyor ve birbirinden stilleri açısından ayrılan bu savunma sanatları farklı isimlerle biliniyor. Özellikle 70’li ve 80’li yıllarda Bruce Lee filmleri sayesinde popülerliğini ülkemizde iyice arttırmış kungfu sadece spor değil aynı zamanda felsefeye de sahip. Kungfu felsefesi üç öğeden oluşuyor: Motivasyon, disiplin ve zaman.
Bir kungfu ustası öncelikle bir içsel motivasyona, karşılığında madde olarak hiçbir şey kazanmayacağını bildiği halde onu itecek bir güce sahip olmalıdır. Bu isteği, yani amacı olmayan kişi eksik sayılır. Bilgelik, ustalık ve güce giden yol ilk olarak motivasyondan geçer.
Kişinin kendi içinde sahip olduğu disiplin ise motivasyonun harekete geçirilmesi, fiziksel anlamda uygulanmasıdır. Gayret ve sabır olmadan tam anlamıyla kungfu yapılamayacağından, motivasyon ve disiplin birleşmeli ve kungfu ustasının hayatının temelini oluşturmalıdır.
Zaman ise motivasyon ve disiplinin bulunması ve kullanılması için gerekli olan öğedir. Usta çalışmaları için gerekli olan zamanı her zaman yaratabilmeli ve antrenmanlarını eksiksiz yerine getirebilmelidir.
#yenisayfa#
Tekvando
Tekvando, Kore kökenli bir savunma sanatı ve dünyada en çok yapılan savunma sporlarından bir tanesi. Tekvando kelimesi incelendiğinde bu spor hakkında daha ayrıntılı bir bilgiye sahip oluyoruz. Korece’de “tae” tekme, “kwon” yumruk, “do” ise yaşam biçimi anlamına geliyor. Genel olarak bir çeviri yapıldığında tekvando kelimesinin tekme ve yumruktan oluşan bir yaşam biçimi olduğunu görüyoruz. Bu sebepten tekvando sporu el ve özellikle ayak vuruşlarıyla kendini koruma sporu olarak özetleniyor.
Bu sporda en etkili silah ayaklar olduğundan ayak ve bacakların esnekliği, gücü ve dengesi çok büyük önem taşıyor. Bu spora başlayanlar özellikle tekme tekniklerini çok iyi geliştirmek ve uzaktan hızlı ve güçlü vuruşlar yapabilmek için çok çalışıyorlar.
Karate
Karate, silah taşımaları yasaklanan Japonların kendilerini korumak için geliştirdikleri bir silahsız savaş sanatı. Her ne kadar dışarıdan şiddete dayalı bir spor olarak görünse de karate şiddetten uzaklaştırmayı ve barışı sağlamayı amaçlıyor. Kelime anlamıyla “boş el yolu” demek olan bu spor maksimum düzeyde konsantrasyon ve çabukluk gerektiriyor.
Karate karşılaşmalarında rakibe mümkün olduğunca az zarar vermek amaçlanır, öfkeye yer yoktur. Çeviklik ve yumuşaklık gerektirir ve zekâ sporu olarak tanımlanır.
Paintball
Stratejik düşünebilme yetisi, zamanlama, planlama, hız gibi özellikleri ve takım ruhunu aynı sporda birleştiren, hem eğlenceli hem de sportif yönü ağır basan bir oyun paintball. Ayrıca bu sporda hem zekâ kullanımı hem de enerji kullanımı üst seviyede.
Paintball oyunu, içinde hem çevreye hem de insana zararı bulunmayan bitkisel boya bulunan kapsüllerin silahlarla atılması ve yarışmacıların birbirlerini oyun dışı bırakmak için birbirlerini vurmaları esasına dayanıyor. Birbirlerini vurmak derken bunun tehlikeli bir spor olduğunu sanma sakın! Öyle kalın giysiler giyiyorsun, vücudunu koruyorsun ki boya topları vücuduna değdiğinde sanki sinek konmuş gibi hissediyorsun.
#yenisayfa#
Oyunda birçok senaryo kullanılabiliyor ve her senaryo için oyun kuralları değişiklik gösterebiliyor. En çok oynanan senaryo klasik paintball da denilen “çift bayrak” oyunudur. Bu oyunda amaç karşı takımın alanında bulunan bayrağı alıp kendi alanına getirmektir.
Takımlar oyuna kendi alanlarından başlayıp yavaş yavaş karşı alana ilerlerler ve bayrağı alıp kendi alanlarına dönerler. Herhangi bir yerinden vurulan oyuncu hakemin gir komutuna kadar oyun dışı kalır. Oyunlar 7 veya 5’er kişilik takımlar halinde oynanıyor fakat daha çok eğlenceye yönelik bir oyun olduğu için aralarında anlaşan takımlar ortak bir sayı belirleyebiliyorlar. Maç sonunda değişik yöntemlerle elde edilen puanların toplanmasıyla galip takım belli oluyor.
Eğlence, adrenalin ve heyecan bu sporda! Ne duruyorsun, haydi paintball oynamaya!
Faydalı siteler:
www.paintball.com
www.akaypaintball.com
www.arespaintball.com
www.paintball-apl.com
www.teampaintsign.com
Bisiklet
Doğayla iç içe, temiz havada yapılabilecek en güzel sporlardan birisi bisiklet. Alıyorsun bisikletini, çıkıyorsun dağlara, tepelere; vuruyorsun kendini yollara. Bir insan başka ne ister ki? Hem gezmek görmek hem de spor yaparak stresinden arınmak!
Çocukken hepimiz bir kez de olsa bisiklete binmişizdir ve bu heyecanı tatmışızdır. Ama galiba bunu hep hobi olarak gördük, sportif yanına dikkat etmedik. İşte bu öyle bir spor ki hem hobi hem de spor amaçlı kolaylıkla yapılabiliyor. Tek ihtiyacın olan bir bisiklet ve kendini koruman için kask. Al bisikletini, tak kaskını; artık yollara düşmeye hazırsın!
#yenisayfa#
Bisiklet sporu, uzun bir tarihe sahip olan ve dünya çapında da özellikle Fransa Turu aracılığıyla takip edilen bir spor. Futbol gibi kitleleri peşinden koşturmasa da en azından usta bisikletçi Lance Armstrong’un adını duymuşsundur. Türkiye’de ve dünyada Fransa Turu gibi daha birçok yarış ve tur var. Bunlardan bazıları gerçek yarışlar, çoğu ise rekreasyon amaçlı halk turları, gençlik turları, kültür turları gibi daha çok eğlenceye yönelik turlar. İstersen profesyonel olup yarışlara katılabilirsin, istersen arkadaşlarınla toplanıp çevre gezileri düzenleyebilirsin. Seçim sana kalmış, istediğin şekilde bisikletin tadını çıkarabilirsin!
Faydalı siteler
www.bisikletfederasyonu.gov.tr
www.turkbisiklet.org
Amerikan futbolu
Bir gün bir İngiliz, futbol oynarken topa ayakla vurmaktan sıkılmış ve topu eline alıp koşmaya başlamış. İşte bu hareket bildiğimiz Amerikan futbolu oyununun doğmasına sebep olmuş. O gün kaç kişi bu çılgına katılıp koşmaya başladı bilinmez ama sonradan kendisine bayağı bir taraftar toplamış ve bugün birçok ülkede, özellikle Amerika’da, bu sporun çok popüler bir spor haline gelmesini sağlamış kendileri. Bu spor ilk bakışta göze çok karışık gelen bir oyun olsa da izledikçe ve öğrendikçe daha da zevkli bir hale geliyor ve birbirinden güzel hareketler karşısında sonsuz takdirimizi hak ediyor. Ayrıca bu spor seyir zevkinin yanında dayanıklılık, kuvvet, esneklik, sürat, çabukluk, strateji, disiplin ve azim gibi özellikler de gerektirdiğinden zor sporlardan sayılıyor ve takdirimizi ikiye katlıyor.
Amerikan futbolunda takımlar 45 kişiden oluşuyor, fakat sahada aktif olarak bulunan oyuncu sayısı normal futbolda olduğu gibi 11 kişi. Bu 45 kişi üç takıma ayrılıyor. Bunlar “hücum takımı”, “savunma takımı” ve “özel takım”. Her bir takım 11 kişi ve pozisyonlara göre, bu üç takım maç esnasında yer değiştirerek oynuyorlar. Eğer takım savunmadaysa savunma takımı, hücumdaysa hücum takımı ve özel atış ve vuruş durumlarında ise bu iki takımın karışımı olan özel takım sahada yerini alıyor.
#yenisayfa#
Oyunda amaç sahanın iki yanında bulunan 10 metrelik gol bölgelerine (end zone) topu ulaştırarak ya da saha bitiş çizgilerinin üzerinde bulunan Y şekline benzer kalelerden topu geçirerek sayı kazanmak. Bu iki yöntemle de sayı kazanılabiliyor. Maçlar 15’er dakikalık 4 devreden oynanıyor ama toplamda 60 dakika sürmesi gereken maçlar takım değişimleri yüzünden çok daha uzun sürüyor
Türkiye’de birçok üniversite kulübünde oynanan bu sporun resmi bir ligi bile var. Bu ligin ilk şampiyonu ise sezonu namağlup kapatan Boğaziçi Üniversitesi takımı Boğaziçi Sultans. Ülkemizde yeni yeni tanınan bu spor için geç kalmış değilsin, sen de şampiyon bir takımın kadrosunda yer alabilirsin!
Faydalı siteler
www.sultans.boun.edu.tr
www.reddeers.hacettepe.edu.tr
www.emucrows.com
www.nfl.com
www.football.com