Rüzgâr sörfü zamanı!

Rüzgâr ve dalgalara meydan okuyan zorlu bir spor dalı: rüzgâr sörfü...
Son yıllarda değişik ve zor sporlar yapmak, biz gençler arasında çok “in”. Bunun nedeni ise: Adrenalin...
Rüzgâr sörfü, ülkemizde kıyıların uygunluğu sayesinde, rahatlıkla yapılabilen bir spor. Bu spor, hemen hemen her yaşta, sıfırdan başlayarak yapılabilir... Ama riskleri de unutmamak lazım!
Bu sporu yapmak için, çok büyük dalgaların olmasına gerek yok. Fakat rüzgâr şart. Sörf tahtasının üzerindeki kişi, bazen sert bir rüzgâr yüzünden dengesini kaybedip, denize düşebilir. Ancak deneyimli ise, büyük dalgaların arasından çıkar ve adrenalin dolu dakikalara geri dönebilir.
Rüzgâr sörfü nereden geliyor?
Rüzgâr sörfü, ilk olarak 1970’lerde California sahillerinde ortaya çıkmış. Ünlü dalga sörfçüleri, dalgasız zamanlarda da sörf yapabilme isteğiyle, bu sporu keşfetmişler.
“Tahta” adı verilen bir teknenin üzerine, yelkenin hareketli bir mafsalla bağlanması ve bu sayede ön veya arkaya eğilebilen yelkenle, hareketli bir dümene gerek duymadan yön tutmak ve bu şekilde, dalgasız zamanlarda da sörf yapabilmek mümkün olmuş. Çabucak yayılan bu spor, bir anda tüm sahillere taşınmış.
Rüzgâr sörfünün Türkiye’yle tanışması ise 1980’li yıllara denk geliyor. Bodrum ve Çeşme sahillerine gelen bir grup Avrupalı arkadaş grubun yaptığı spor, hızla Türk gençlerin de ilgisini cezbetmiş. Rüzgâr sörfü yapılan sahillerin sayısı ise her geçen gün artıyor.